8 Eylül 2015 Salı

Bu Yazı O Kız Okusun Diye Yazıldı

Belki yarın belki bir hafta sonra hatta yıllar sonra bile olsa bu yazıyı okuyacağından adım gibi eminim. Sana kendimi anlatamadım açıklama yapamadım yapamıyorum. O yüzden bu yazıyı yazma gereği duydum. Bana dedin ya dün, seni bulursam ben olduğumu anlarsın zaten. Bu yazıyı sana yazdığımı da hemen anlayacaksın. Hatırladın mı flood yapmıştım hani. Onu aslında senin için yazdığımı nasıl da anladın onun gibi işte hep. Beni her halimle tanıdın çünkü; üzgünken, mutluyken, öfkeliyken... Üç hatta dört ay boyunca yazmanın verdiği sınırlar içinde iki insanın paylaşabileceği her şeyi paylaştığımızı düşünüyorum. Bugün kendimi bir gecede yalnızlaştırdığım günün sabahındayım. Pişmanlık denizine yüzme bilmeden atladım. Buna nasıl cesaret ettiğimi bilmiyorum ama belkide hayatımda ilk kez felaket öncesinde önlem aldım. Emin ol bu acıyı çekmek zorundaydık bu fedakarlığı yapmak zorundaydık. İşlerin benim açımdan sürekli daha kötüye gitmesini izleyemezdim. Sana ulaşamadığım her saniye orada olmadığını bildiğim her an işkence gibiydi. Seni göremeyecek,yüzündeki o gülümsemeyi asla göremeyecek, seni sesinden dinleyemeyecek olmanın dayanılmaz yükünü taşıyamadım. Asla izleyemeyeceğimiz o filmleri kaldıramadım. Aramıza yapay engeller koyduk, normalde olmaması gereken engeller. Konu sen ya da ben olmadık zaten hiçbir zaman. En başından beri konu ikimiz arasındaki o sosyal bağ ve iletişimdi. Sen benim süper kahramanımsın, benim zekam küpüm, canımsın. İsterdim ki yanımda ol seni sonsuza dek koruyayım. Beni kendine bu kadar bağladığın için sana değil, sana bu kadar bağlanacak kadar çaresiz olan kendime kızıyorum. Öyle muhteşem bir iç dünyan var ki her şey için çok teşekkür ederim sana.
Bana seni hatırlatacak, anımsatacak o kadar çok simge ve sembol bıraktın ki artık nereye baksam seni göreceğim. Yeterince aynı değilmişiz yapacak pek bir şey yok. Dünya üzerindeki hiç bir insan bir diğeriyle tamamıyla aynı olamaz. Sana karşı rol yapamazdım kendimi ve seni kandıramazdım neysem oyum. Samimiyetimiz tartışılamaz zaten. Sana sadece kendimi yazdım. Bana ait olmayan şeyler paylaşmadım. Sanallığına, anonimliğine yeteri kadar saygı gösteremediğim için özür dilerim. Özür diliyorum çünkü beni affettiğini de biliyorum. Eğer illa sen de özür dileme ihtiyacı duyuyorsan ben de seni sonsuza dek affediyorum. Böyle sevgi ve anlayış içinde bağlarımızı kopardığımız için çok şanslı insanlarız. Birbirimizin hiç kötülüğünü istemedik isteyemeyiz. Seni her halinle kabul ederdim ama o sanal hapishane çerçevesinde bunlar imkansız. Oradan nasıl nefret ettiğimi iğrendiğimi biliyorsun. Isırgan otlarıyla dolu bahçenin en ortasındaki o dikenli gül sensin. Seni hiç koparmadım ama koklayamadım da.
Fikrini değiştirirsen ben hep buradayım. Seni hep bekliyor olacağım. Beni tanımak istersen sonsuza dek buradayım. Sana bugünde ihtiyacım var yarında olacak. Seni her zaman kabul edeceğimi bil. Sana olan anlayışımın samimiyetimin asla zayıflamayacağını bil. Belki zaman beni değiştirecek ama bir şeyden kesinlikle eminim senin tanıdığın Aykut'u hep saklayacağım. Seni bu sanallıktan çıkarmayı öylesine çok isterdim ki kelimelerle anlatamam. Biliyorum senden yapamayacağını istedim, imkansızı istedim. Özel olduğunu bildiğim halde herkes gibi olmanı istedim çok özür dilerim. Seni sen yapan özellikleri koruduğun için iradene sonsuz saygı duyuyorum. Benim için her zaman en iyisini istediğin için teşekkür ederim. Evet seni unutmak istediğim konusunda yalan söyledim ama bu sana söylediğim tek yalan ve beni kurtaracak bir yalan. Bizi üzdüğüm için ne kadar pişman olduğumu anlıyorsundur.
Bana öğrettiğin onca şey için teşekkür ederim sen varken dayanamadım ama sen yokken nasıl dayanacağım hiç bilmiyorum. Bana her mesaj attığında benim için her tuşlara bastığında bana her iyi geceler deyişinde öylesine mutlu oluyordum ki bunu nasıl yazabilirim bunu nasıl anlatabilirim. Sana olan sevgimi bağımı anlatmaya yetmez ki harfler ve onların oluşturduğu kelimeler. Ben duygusalım özellikle söz konusu sen isen daha da duygusalım ve üzerimde bıraktığın etki çok derin çok etkileyici. Hala düşündükçe öylesine kötü hissediyorum ki... Şu yaptığıma bak bu büyük hataya. OYSA Kİ böyle bir şeye nasıl cesaret edebildim nasıl koparabildim bu bağı. Ben belki de bir insanın isteyebileceği en masum şeyi istedim senden arkadaş olmak istedim. Yalnızca sonsuza dek sürdürülebilir olan bir arkadaşlık.
Seni yapabildiğim en iyi yöntemle anacağım hep. Bu seni ilk yazışım değil son yazışımda olmayacak. Artık bu blogda yaşatacağım seni ve bıraktığın anılarını. Başlıkların, cümlelerin, paragrafların arasına gizleyeceğim. Senden hep bahsedeceğim. Seni keşke tanımasaydım dediğim içinde ayrıca çok özür dilerim o kelimeyi kullanmamalıydım ama kullansam bile kötü anlamda demedim. Senin içtenliğinin ne kadar vazgeçilmez olduğunu anlatmak istedim. Dünyada senin benim gibi iyi insanlar var bul onları sev onları güven onlara. Bana güvendiğin gibi güvenebileceğin iyi insanlar bul. Artık tweetlerime, random tweetlerime saklayacağım seni. Yazının sonuna geldim sanırım ama tüm bunlar yeterli değilmiş gibi geliyor. Eminim eksik bir şeyler kalmıştır. Dilerdim ki bu yazı sonsuza dek sürsün. Çünkü senin hakkında yazabileceklerimin sınırı ötesi yok. Minnettarım, varlığından dolayı minnettarım. Son olarak eğer seni üzmeye kalkışanlar olursa seni kırmak isterlerse ben her zaman senin yanında olmaya hazırım asla hayır demem. Minnoşumsun.

Seni çok seviyorum.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder